O zamanlarda bana sorulsa "bunlar kendi düşüncelerim" derdim..

Selamlar,

Hürriyet'te çıkan röportajınızı okudum ve kendi yaşadıklarımı paylaşmak istedim. Ben de boşanmış bir anne babanın kızıyım. Annemler ben 12 yaşında iken ayrıldılar ve ben de babama uzaklaşma gibi problemler yaşadım. Bunu sağlayan bir yerde annemdi ama o zamanlarda bana sormuş olsanız "hayır bunlar benim kendi düşüncelerim" derdim. Ama şimdi bakıyorum da o yaşta bir çocuk bunları düşünemez. Burada tabi ki kimseyi suçlamak değil niyetim sadece kendi deneyimimi paylaşmak istedim.

Babamla yaşadığım, paylaştığım şeyler kısıtlıydı; ben de haftasonları görüşüyordum babamla, geziyorduk, bir yerlere gidiyorduk ama benim suratım hep asıktı. Hep onu mutsuz etmek istiyordum sanki öyle yapınca zafer kazanacakmışım gibi ama aslında içim acıyordu "niye böyle olduk ki" diyordum. Sonra sonra zamanla babamı biraz daha anlamaya başladım. Büyüdükçe insan daha farklı şeyler görüyor, kendi doğruları ve yanlışları yerine oturuyor. Kendi doğrusu sandığı şeylerin başkalarının doğrusu olduğunu fark ediyor ve kendine göre hayatını yaşamaya başlayınca kendi doğrularını uygulayınca daha mutlu olduğunu gördükçe, rahatlıyor ve başkaları da mutlu olabiliyor.

Ben de büyüdükçe babamı anladım ve annemin başka bir şehire taşınması ile ben babamla daha rahat görüşür oldum bu arada tabi üniversiteye başlamış olduğumu da unutmamak gerekir. Annem ve babam ben orta 2'den 3'e geçerken boşanmışladı benim babamı bulmam ise liseden üniversiteye geçmemi bulur. Ne yazık ki çok uzun bir dönem bu babama neler yaşattığımı düşündükçe kahroluyorum. O ise ben o dönemler için özür dilerken sevgiyle bana bakıyor ve "önemli değil, sen benim kızımsın sana hiç kızmadım ki" diyor.

Boşanmış çiftlerin çocuklarında ne yazık ki böyle bir problem görülüyor ve bunun önüne geçmek çok zor. Bu durumu bizzat yaşamış olmamam rağmen şu şekilde davranın böyle yapın gibi tavsiyelerde bulunamıyorum çünkü herşey çocukta bitiyor. Kendini bulduğu zaman sizi de bulacağını düşünüyorum. Ne kadar az görüşürseniz görüşün, varlığınızı bilmek o fark etmesede güven veriyor, şimdi kendisine sorulsa "babam olmadan da olabilir, arada bir görmek bana yetiyor." der ama sizi biraz daha fazla görse, daha fazla vakit geçirse kendi bile şaşar aslında size ne kadar ihtiyacı olduğuna. Ama yapabilecek bir şey olmuyor ne yazık ki kurallar işliyor.

Ben şu anda babamla inanılmaz mutluyum, ilk aşkımı kaybetmiş de yıllar sonra bulmuş gibi hissediyorum ve onunla geçirdiğim her zamanın keyfini çıkarıyorum. Darısı bu derdi çeken bütün anne ve babaların başına. Umuyorum ki kızınız da benim gibi babasına kavuşur bunu hem sizin hem onun için isterim..

Pelin Durukan 19.06.2006


İŞTE BABALAR GÜNÜ HEDİYELERİMİZ

Ben babamı sonunda yaşayabilen bir çocuğum..

Merhaba,

Sayfalar ve her satır sanki bizim "baba-kız" yaşadıklarımıza tercüman olmuş gibi geliyor... 24 yaşındayım artık ve babalar gününde babamla iletişim kuruyor ve onunla sevgi paylaşımı yaşayabiliyoruz...

Ama boşanma dönemindeki o izler sanırım hala derinlerde bir yerlerde duruyor...

4 yıl sürdü mahkeme, hepsi kadın tarafının intikamı nedeniyle... Ciddi bir "baba'dan soğutulma" çalışması hakimdi... Her yol denendi hatta, mahkemede haklı çıkmak için babamla benim geçirdiğim saatlere bile bir nevi el uzatıldı, "evrak bul kızım, şuna bak kızım, arabanın plakasını al kızım"...

10 yaşındaki bir çocuk nasıl iyiyi, kötüyü ayırt eder?...

Annem için iyi bir şey yapıyorum ama baba ne olacak diye sorduğumda ise.. "İyi olacak, merak etme" deyip avutulduğuna inanıyor insan haliyle... Anne çünkü karşınızdaki...

O hafta sonu kısıtlı saatlerdeki görüşmeler bitmesin diye dua edişlerimi benim çocuk yüreğim hiç bir zaman unutmayacak...Bir yokuş bitmesin, bittiğindeyse de bir tur daha atsın diye dua edişler...

O günler hala burun direği sızlatan türden...

Cuma akşamları "Süper Baba" vardı, Şevket Altuğ oynardı...Her jenerik müziğinde ağlamak, işte ayrılan anne-baba çocuklarının yapacağı bir davranış...

En sonunda ben yıllar sonra babamla sağlıklı bir ilişki kurabildim... Artık onu yaşayabiliyorum, her istediğimde arayabileceğimi bilmek, her istediğimde yanına gidebileceğimi bilmek dünyanın en büyük lükslerinden biri...

Onu çok ağlattığıma eminim, geceler boyu uykusuz bıraktığıma, çok sigara içmesine neden olduğuma..

Bir gün sigaradan dolayı başına gelirse nedeni ben olabilirim hatta... Çok üzüldü benim yüzümden...

Ne olur ÜZÜLMEYİN BABALAR. Bir gün gelir o çocuk adam olur ve değerinizi bilir...

Çok zor olduğunu biliyorum beklemenin... Her iki taraf için de zor..

Babam seni çok Seviyorum...

İlke Önen Aydoğan 21.06.2006